bİliM DüNyAsı 'nıN SoNsUzLuĞu
  BiLiM ile ilgili haberler
 

BİLGİSAYAR GÖZLERİ KURUTUYOR

 Uzun süre bilgisayar karşısında çalışan kişilerde göz kırpmanın azalması, gözde kuruluğa neden oluyor. Gözyaşı görme fonksiyonunun tamamlanması için hayati önem taşıyor. Bu nedenle göz kuruluğu bulunanlara, damlalarla suni gözyaşı kullanmaları tavsiye ediliyor. Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Suat Hayri Uğurbaş, uzun süre bilgisayar karşısında iş yapanların daha az göz kırpmalarının gözlerde kuruluğa neden olduğunu söyledi. Uluslararası Gözyaşı Hastalıkları Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Uğurbaş, göz kuruluğunun yaş, kullanılan bir ilaç, beslenme ve vitamin eksikliğine bağlı olabileceğini vurguluyor. ’10 SANİYEDE BİR GÖZ KIRP’ İnsanların gözlerini 10 saniyede bir kırptığını belirten Doç. Dr. Uğurbaş şöyle konuştu: “Ancak bilgisayar ekranına odaklandığında kişi göz kırpmayı unutuyor. Uzun süre bilgisayar karşısında çalışanların göz kırpmayı unutması, gözyaşının buharlaşarak kuruluk oluşmasına neden oluyor. Bu gözde yanma, kızarıklık ve batma hissi yaratıyor.” Gözyaşının görme fonksiyonunun tamamlanması için hayati önem taşıdığını ifade eden Doç. Dr. Uğurbaş, “Gözyaşı, gözü dış etkenlerden korur. Göz kuruluğu bulunanlara damlalarla suni gözyaşı kullanmalarını tavsiye ediyoruz” dedi.

 

UYUŞTURUCUDA YENİ ADRES :ECZANE

 Birleşmiş Milletler’in uyuşturucuyla mücadele örgütü, reçeteyle satılan ağrı kesici veya nefes açıcı ilaçların amacı dışında kullanılmasının dünyanın bazı bölgelerinde büyük sorun haline geldiğini açıkladı. Uluslararası Narkotik Denetim Kurulu (INCB), tedavi amaçlı olmayan ağrı kesici ilaçların kullanımının Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika’da endişe verici boyutlarda olduğunu belirtiyor. Kurul, bu ilaçların eroin ve kokain gibi kullanıldığını savunuyor. Örneğin satışı serbest pek çok ilaç içinde kullanılan metamfetamin (methamphetamine) kolaylıkla işlemden geçirilip bağımlılık yapan sentetik bir uyuşturucu olarak kullanılabiliyor. Örgütün Başkanı Hamid Ghodse, internette yasadışı faaliyet gösteren eczanelerin giderek artmasının, bu süreci dünyanın diğer bölgelerine yaymasından da kaygılı olduğunu söyledi. Viyana merkezli örgütün yıllık raporunda Amerika Birleşik Devletleri’nde 12 yaş üzerindekilerin yüzde sekizinin uyuşturucu maddeleri yasadışı şekilde kullandığı belirtiliyor. Örgüte göre, 2005 yılı içinde posta teşkilatı kullanılarak yapılan uyuşturucu kaçakçılığı da artış gösterdi. Raporda ayrıca uyuşturucu üretiminde kullanılabilen ürünlerin yerini başka ürünlerin alması için çiftçilere yönelik olarak düzenlenen programların da istenen ölçüde başarı sağlayamadığına dikkat çekiliyor. Hamid Ghodse, örneğin afyon yerine mısır ekimine teşviği hedefleyen bu gibi programların gözden geçirilmesi ve kentsel alanlara da yönelecek şekilde düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Yine de bu programlarla yasadışı ekimde düşüş sağlayan ülkeler var. Laos’ta 1998-2004 arasında afyon üretimi yüzde 75 azalırken, Kolombiya’da 2000-2004 arasında yüzde 50 düşüş kaydedildi. Afganistan ise aktarılan milyonlarca dolarlık fonlara rağmen hala dünya afyonunun yüzde 87’sini üretiyor.

 

GÖZ VİRÜSÜ SALGINI TEHLİKESİ

“Adenovirüs” adı verilen çok bulaşıcı bir virüsün göz korneasına zarar verdiği, havuz ve kaplıca suları, göz polikliniklerindeki cihazlar ve yetkisiz optik mağazalarında gözden göze denenen kontakt lenslerin salgını tetiklediği belirtildi. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reha Ersöz, “gözyaşıyla insandan insana kolaylıkla bulaşabilen ve “Adenovirüs” adı verilen çok bulaşıcı bir virüsün, son aylarda sıkça görülmeye başlandığını ve salgın hale geldiğini belirtti. Yaz sezonuna girilmesiyle birlikte göz hastalıklarında da artış olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Reha Ersöz, “Son aylarda polikliniklerimizde yaygın olarak “Adenovirüs” adı verilen çok bulaşıcı bir virüsün konjonktiva ve korneada yarattığı enfeksiyonu görüyoruz. Bu virüs, gözyaşı ile insandan insana kolaylıkla bulaşıyor. Göz polikliniklerindeki cihazlar yoluyla da hastalara bulaşabiliyor” dedi. Ersöz, son günlerde hastane polikliniklerinin göz hastalığı şikayetleriyle gelenlerle dolduğunu, salgın nedeniyle geçici süreyle kapatılan hastane polikliniklerinin de bulunduğunu belirtti. Virüsün, kaplıca ve havuz sularıyla bulaşma riskinin yüksek olduğunu belirten Ersöz, “Bu virüs, göze bulaştıktan ortalama bir hafta sonra gözlerde çapaklanma, kızarıklık, şişme, batma gibi belirti ve bulgular gösterir. İki gözde de olma riski yüksektir. İyileşme süresi birkaç haftaya kadar uzayabilir” diye konuştu. Virüsün salgın hale gelmesindeki bir başka önemli etkenin de hastane polikliniklerindeki cihazlar olduğunu vurgulayan Ersöz, bu nedenle cihazların dezenfekte edilmesinin büyük önem taşıdığına dikkati çekti. “KONTAKT LENSLER” Ersöz, gençler arasında yaygın olarak kullanılan renkli lensler ile gözlüğün ağırlığından kurtulmak için tercih edilen numaralı kontakt lenslerin virüs salgınını tetikleyen en önemli faktörlerden biri olduğunu savunarak, şu uyarılarda bulundu: “Tüm yasa ve yönetmeliklere rağmen yetkisiz optik mağazaları lens satmaya devam ediyor. Optik mağazalarında lensler onlarca, hatta yüzlerce kişi tarafından deneniyor. Yasalar, optik mağazalarına sadece reçete ile lens satma yetkisi vermiştir. Bu mağazalarda lens denemelerinin yapılmasını kesin olarak yasaklamıştır ve mağazanın kapatılmasıyla sonuçlanır. Her şeyden önce, göz yapıları ve hijyenik alışkanlıkları nedeniyle lens kullanmaya uygun olmayan kişiler vardır. Örneğin, alerji ya da gözyaşı problemi olanlar, ya da tozlu ortamlarda yaşayanlar sorunlarla karşılaşırlar. Kontakt lenslere ticari bir meta olarak bakılamaz. Hangi lensin size uygun olduğuna karar vermesi için mutlaka göz hekiminize gidiniz ve kontakt lenslerinizi reçete karşılığında alınız.”

 

EN PAHALI İNTERNET TÜRKİYE'DE

 Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’nın (OECD) yayınladığı bir rapora göre, üye ülkeler arasında saniyede megabit ücreti bakımından en ucuz genişbant internet hizmeti Japonya, en pahalısı ise Türkiye’de bulunuyor. Üye ülkelerin internet kullanıcılarının yüzde 60’ının genişbant hizmetinden faydalandığı belirtilen OECD’nin Aralık 2006 verilerine göre hazırlanan ve 30 ülkenin bulunduğu raporunda, fiber optik şebeke ağına geçen ülkelerde daha düşük fiyata en yüksek hızda hizmet alınabildiğine dikkat çekildi. Japonya’da kullanıcıların 100Mbps (1 mbps: saniyede 10 milyon bit) hızıyla bağlandıkları ve bunun OECD ortalamasının 10 katından fazla olduğu kaydedilen raporda, saniyede megabit ücreti bakımından 0,22 dolarla en düşük fiyatın Japonya’da, en pahalısının da 81,13 dolarla Türkiye’de bulunduğu belirtildi. OECD raporunda, ABD’de saniyede megabit açısından en ucuz genişbant bağlantısının 3,18 dolar, İngiltere’de 3,62 dolar olduğu belirtilerek, Japonya’daki fiber optik ağ sayesinde kullanıcıların veri indirebildikleri hızda veri de iletebiliyorlar. Telefon hattı üzerinde genişbant bağlantısı olan ADSL ve çoğu kablo hizmetinde bu olanak bulunmuyor. Raporda, 100 kişiye düşen genişbant internet ADSL abonesi sayısının 3,8 olduğu Türkiye’de 2 milyon 773 bin 685 abone bulunuyor ve Türkiye, 100 kişiye 2,7 genişbant abonesinin bulunduğu Meksika’nın önünde ve 29. sırada bulunuyor. OECD raporunun başında, 100 kişiye 19,6 ADSL abonesi, 9,4 fiber optik ağ abonesi ve 2,4 diğer bağlantı abonesinin bulunduğu Danimarka geliyor. İsveç, Güney Kore ve Finlandiya’nın 100Mbps internet bağlantısı sundukları ve Japonya gibi fiber optik altyapıya geçtikleri belirtilen rapora göre aylık en ucuz internet bağlantılarının bulunduğu ülkeler şunlar: İsveç 10,79 dolar Danimarka 11,11 dolar İsviçre 12,53 dolar ABD 15,93 dolar Fransa 16,36 dolar Hollanda 16,85 dolar Yeni Zelanda 16,86 dolar İtalya 17,63 dolar İrlanda 18,18 dolar Finlandiya 19,49 dolar.

 

ORMAN YANGINLARINA UZAYDAN TAKİP

 Avustralya Orman Yangınlarını Uydudan İzleyecek Avustralya yetkililerinin bugün (23 Temmuz Pazartesi) yaptığı açıklamaya göre; orman yangınlarının uydudan izlenmesini sağlayacak proje için düğmeye basıldı. Asya ve Pasifik bölgesindeki orman yangınlarını tespit edecek bir uydu ağı oluşturulmasını öngören proje zamanla genişletilerek tüm dünya ormanlarını denetleyecek hale getirilecek. Avustralya Dışişleri Bakanı Alexaner Downer’a göre; bu projeyle küresel ısınmaya karşı yürütülen mücadeleye katkı sağlanmış olacak.

 

EVRENDE DEV BOŞLUK KEŞFEDİLDİ

Evrende, herhangi bir galaksinin, yıldızın ve karanlık maddenin dahi bulunmadığı dev bir boşluk keşfedilmiş. Keşfi yapan Minnesota Üniversitesi'nde araştırma ekibinin bildiğine göre söz konusu boşluk, Dünya'dan 1 milyar ışıkyılı uzaklıkta bulunuyor. Ekip, Wilkinson Mikrodalga Anisotropi Araştırma uydusuyla evrendeki soğuk bir nokta üzerinde araştırma yaparken bu boşlukla karşılaşmışlar. Araştırma ekibi, bu dev boşluğun neden orada bulunduğu konusunda bir fikir sahibi olmadıklarını belirtmişler.

NASA MARS'IN UYDULARINA SEYEHAT PLANLIYOR

 Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), Mars’ın iki uydusu Deimos ve Phobos’a robot ve insanlı uçuş yapılması amacıyla kasım ayında uluslararası bir toplantı düzenleyecek. Birçok bilim adamının, Güneş Sistemi dışından asteroidlerin bulunduğunu düşündüğü uydulara seyahat için, uluslararası bir işbirliğinin daha güvenli olacağını düşünen NASA’nın, California’daki Ames Araştırma Merkezinde yapılacak keşif konferansında, araştırmacılar, Deimos ve Phobos’a insansız ve insanlı uçuşlar için yeni fikirlerini açıklayacak, ayrıca bunların Kızıl Gezegen’in keşfinde bir geçiş kapısı olarak nasıl kullanılabileceğini anlatacaklar. Konferansta, insanlı uçuş yapılırsa astronotların Phobos ve Deimos’ta neler yapabilecekleri, bu iki küçük gezegeni Mars’ın keşfinde nasıl kullanabilecekleri ve bunun için ilk başta bir insansız robot seyahatinin gerekebileceği dile getirilecek. Rusya, 2009’da Phobos’a göndermeyi ve bu uydudan numune getirmeyi planladığı, Phobos-Grunt adlı çok uluslu bir programla bu projeye önderlik ediyor. Mars’ın en büyük uydusu Phobos, aynı zamanda Kızıl Gezegen’e en yakını.

 

YENİ NESİL ASTRONOT KIYAFETİ Geleneksel astronot kıyafetleri değişiyor. MIT tarafından yeni nesil astronot kıyafeti geliştiriliyor.
ein Bild 40 yıldır astronotlar, çok küçük değişimler geçiren, gaz basınçlı ve hacimli, esnek olmayan ve çok da iyi görünmeyen uzay kıyafetleri ile uzaya seyahat ediyorlar. Şimdilerde MIT (massachusetts institute of technology) havacılık araştırmacısı Dava Newman ve onun ekibi tarafından biosuit adında, yeni nesil astronot kıyafeti geliştiriliyor. Yeni kıyafet çok daha az hacimli, çok daha esnek ve çok daha iyi görünümlü.

 
   
 
2007 © Copyright by (http://www.bilimin-sonsuzlugu.tr.gg/) ® Tüm Haklar saklıdır. Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol